Nesnel Katılık

Tanım: Mikro anlamda bedenimizde sinir bağlarının olması ve bütün bedenin bu sayede birbirine bağlı olup acının hissedilebilmesi diye bir durum var, öyle ki beyinde acıyı önleyen salgılar olsa bile büyük acılara karşı işe yaramıyor ve bu acıları hissetmekten kaçınılamıyor. Bunun makro hali olarak ise kuantum ile olan ve bütün evrenin sinir ağları ile birbirine bağlı olması durumu var. Bunun adı nesnel katılıktır.

1)Mevcut düzeydeki nesnel katılık içerisinde mikro ya da makro hiç bir sinirin görevini esnetme şansı yok.

2)Önerme 1in zorunlu sonucu: Her şey hiç atlanmadan en ince ayrıntısına kadar yaşanmak zorunda.

3)Evrende mikro bir bilincin varlığı akıl ilkeleri ile kesindir.

4)Evrende makro bir bilincin varlığı da açık görünüyor. Makro bilinç, mikro bilincin de sebebidir.

5)Mikro bilinç, nesneye çok bağlı bir başka ifadeyle nesneyle iç içe geçmiş gibi neredeyse.

6)Önerme 2 ve 5deki durumlar sebebi ile, mikro bilinçlerin çektiği bir çok acılar çok yüksek denebilecek düzeydedir. (Aposteriorik bir gerçektir bu, örneğin bir dişinin ağrısı beynine vuran birinin çektiği acıya yüksek dememek imkansızdır)

7)Önerme 1 ve 5in zorunlu sonucu: evrendeki her şey birbirine fazlasıyla bağlıdır, bu “sinirler” evrendeki her nesnede vardır.

8)Bu sistem, yukarıda anlatıldığı gibi bir sistemdir. Bu sistemi oluşturan mekanik etki-tepki silsilesi içerisinde bir bilinç(makro olan) olduğu açıktır.

9)Bu makro bilincin ise mikro bilinçlerle ilgilenecek emotionlar oluşturmadığı kesindir. Aksi halde büyük acılar çeken mikro bilinçlerin olması, ya makro bilincin merhametsiz olduğunu ya da merhametli ise çaresiz olduğunu gösterirdi.

Tanım: mikro sinir ağları ile ilgili acılar fiziksel acılar, makro sinir ağları ile ilgili olan acılar ruhsal acılardır. Bunların hepsi de nesnel katılıkla ilgilidir tanım gereği zorunlu olarak.

10)Makro bilinç, sebebi olduğu mikro bilincin aksine emotion sahibi değildir(gibi görünüyor şuana kadar). ( çürüdü )

11)Mikro bilincin bu kadar acı çekmesini umursamayan ve bu konuda onu desteklemeyen bir makro bilinç varmış gibi görünüyor, bu bir kusura benziyor.

12)Yaşamın var olması için bu kadar sinir ağı şart değildi.

13)Yaşamın bu denli kompleks olması için bu kadar sinir ağı şarttı.

14)Önerme 13 işaret ediyor ki: sinir ağını bu kadar çok eden( = nesnel katılığı bu kadar yüksek eden) bilinç, yaşamın bu denli kompleks olmasını ister direkt ister dolayılı bir şekilde istemiş olabilir, ki istediği için nesnel katılığı bu kadar yüksek etmiştir.

15)Yaşamın kompleks olmasının tekamülle birebir ilişkili olması, bütün canlılarda istencin olması ve Önerme 14 gösteriyor ki, nesnel katılığın bu kadar yüksek olmasında gaye tekamüldür.

16)Bu istenci ruha da bedene de koyan ve bizde bunu zorunlu bir itki haline getiren de makro kozmos.

(Şimdi tekamülün özelliklerini anlamaya çalışalım)

17)Tekamül için aşağıdaki 4 halden başkası yoktur:

                a) sadece ileri tekamül vardır (yanlış)
                b) sadece geri tekamül vardır (yanlış)
                c) ne ileri ne geri tekamül vardır (yanlış)
                d) hem ileri hem geri tekamül vardır (doğru)

Doğrusu d şıkkındaki haldir.

18)Hem ileri hem geriye doğru tekamülün var olması, ikisinin eşit olduğu ve sistemin bunlardan hiçbirini desteklemeyen bir yapıda olduğu anlamına gelmez.

19)Maddi olarak sistemin sürekli hayata yönelik olması, doğum oranlarının bu dönemde artması gibi daha önce üzerine konuşulmuş konular nedeni ile, sistemin hem maddi hem ruhani tekamülde ileriye yönelik tekamülü desteklediği kanaatine vardık.

(Buradan itibaren tekamülün özellikleri üzerine konuşma bitti)

(Bu aşamadan sonrası tartışma konularıdır)

20)Varsayım: Sistemde bu kadar büyük acıların olması bir kusur değildir.(Önerme 11e itiraz)

Yeter neden olarak sunuldu: Tekamülün mevcut düzeyde çalışması için mevcut düzeydeki nesnel katılık şarttır. Nesnel katılığın bu kadar yüksek olması, öte yandan acıları da büyütür. Sadece acıları büyütmesi, nesnel katılık seviyesinin kusurlu olarak görülmesine yetmez. Acının daha az olması için nesnel katılık da daha az olmalıdır ve bu durumda tekamül de mevcut düzeyde çalışamaz. Bu yüzden nesnel katılığın mevcut ölçüsü, acı ve tekamülü dengelemek açısından kötü bir ölçü sayılmaz. Sırf acının daha az olması için nesnel katılığın daha az olmasını isteyen biri, tekamülün de mevcut düzeyde çalışmasından vazgeçmiş olmayı göze almalıdır.

21)Önerme 20ye itiraz: Acıya daha dayanıklı evrimleşseydik veya acıya karşı daha güçlü salgılar salgılayan bir yapıda olsaydık, bu durumda tekamül edemez miydik? Acıyı bu kadar çok hissetmek, algılamak zorunda mıyız? Buna evet dersen o zaman ağrıyı hissetmemenin tekamüle zararlı olduğunu ve örneğin sık sık ağrıkesici kullanan birinin sırf bu sebepten tekamülüne zarar verdiğini söylemen gerekir, bunu diyecek kadar iddialı birisi yoktur. Bu durumda bu denli nesnel katılık gerçekten gerekli midir?

22)Önerme 21e şu şekilde cevap verilemez: “mevcut nesnel katılıkta da bunlar mümkün olabilirdi”, çünkü ister öyle de ister deme, bu durumdan kurtulamıyoruz ve asıl kusur/problem de bu: Çektiğimiz acıların makro kozmos açısından bir değeri anlamı yok.

23)Emotionlar, tekamül ettirebiliyor. (Kesinlikle doğru. Merhamet, adalet, cesaret gibi duygular)

24)Makro bilinçte olmayan şey mikro bilinçte olamaz, mikro bilinçlerde olmayan şey de makro bilinçte olamaz. (parça-bütün ilişkisi gereği. Makroyu çokta uzak düşünmedik, bir beden ve onun hücreleri gibi düşündük. Makro ile mikro arasında hem bütün-parça ilişkisi hem de pay veren – pay alan ilişkisi vardır)

25)Önerme 24 gereği Mikro bilinçte olan emotionların makroda da olması gerekir, Önerme 10da hata yapmış olabiliriz, ama bu Önerme 9a zarar vermez. (Önerme 10dan vazgeçip 9dan geçmemiz gerekmediğini hoca örnekledi: “Mikaili düşünün metafizik varlık gibi ele alın. Gerçekten böyle bir varlık var diyelim. Ve dünyanın mevsimlerini yağmurunu karını belirliyor. Mikail diyor ki Rusyayı eksi 5 yapıyorum. Sen diyorsun ki mikaile e bizim hristo amca evsiz soğuktan donar. Mikail diyor ki banane aq. Bu mikailin merhametsiz olduğunun ispatı mıdır?” Değildir)

Bir şeyin hem kompleks olup hem acı(en azından bu düzeyde acı) çekmeyeceği bir sistem olamaz mıydı diyor hoca bu örnekte: “Mesela biz insanlar robot yapıyoruz onlarında gözleri dişleri kolları bacakları var kompleks hareket edebiliyorlar. Bu robotlarda maddeden. Ama onlar acı çekmiyor. Böyle düşündünüz mü hiç?

Mesela beynimizde acıyı kesmek içim doğal salgı var. Ama tabi çok yetersiz bir salgı bu. Büyük acılarda işe yaramıyor. Bu salgı çok daha güçlü olsa tekamül bozulur muydu yani?”

Yorum gönder